Olası olmayışlar

Doğru: Acı varoluşumuzun sınırlı bir olasılık yelpazesine tıkıştırılmasından kaynaklanıyor. İçine düştüğümüz olanaklar, seçimler ve doğal olarak hapsolduğumuz zorunluluklar aynı zamanda dışarıda bir dolu olasılık bırakıyor. Bir şey olmak sürekli olmakta olmak olduğu için dışarıda kalmış her şey bize acı veriyor. Çünkü belki de başka bir şey olmak gerekirdi ve o başka şeyi olmak için de dışarıda kalan bazı şeyleri kendimize dahil edebilmeliydik. Acımızın kaynağı bu. Bu aynı zamanda acıdan kaçma/kaçınma yollarımızı da belirliyor: Sanatı, edebiyatı; poesis’i.

Hep bir ölümsüzlük arzusuna bağlanır ya sanat, oysa sanatın ölümlülükten daha sıkı bir bağı var varoluşla. Çünkü zaten stoacının dediği gibi “ölüm olduğunda sen olmazsın, sen varken o olmaz”. O zaman poesis’i Aristoteles gibi ondan bundan ayırmanın yolu olanaklı olanı dile getiriyor olması. Bana varoluşumun olanaklarını gösterebilirsen acısıyla başedebilirim.

Şimdi neden birilerinin benim gibi bu dünyada çok sıkıldığını anlamak mümkün. Çok dar bir olanaklılık ve bolca zorunluluk alanına tıkılmış olmaktan duyduğumuz bir sıkıntı bu. Anekdot dinlemek neden bizi o kadar cezbetmiyor anlayabilirsin. Bize gerekli olan şey eskiden masalların insanlara yaptığı şey gibi bir şey ki, bu varoluşumuzla sonsuza kadar yitip giden şeyleri bile tekrar varlığımızın bir sorgulamasına dönüştürebilsin.

Niye bilimkurgular bize tatlı geliyor şimdi daha açık mı? Ama daha vahimi var. Yalnızca okumakla, izlemekle azaltamayacağız dozda bir sıkıntı. Kitabı kapattığınızda dere kenarındaki taşların yaşantısından bile daha sıkıcı insan yaşantısına dönerek atlatamayacağınız bir şey. Bunun sonucu hayatınızın tümden bilimkurgu olmasıdır, sadece insan olmaktan ya da kalmaktan duyduğunuz büyük acıdır. Belirtileri makine aşkı, siborglaşma eğilimi, arzusu ya da tam tersine korkusu,  yüksek derecede paranoya, yapay bellek hayranlığı, kendi belleğinden ve bedenin içinde iç organlar, salgı bezleri ve hücreler gibi gerçekten olması gereken bir şeyler olduğundan ya da tam tersine olmaması gereken şeyler olduğundan kuşkulanmak gibi şeylerdir. Bazı insanların yaşayabileceği bu şeyler bazı yazarların yazabileceği şeylerdir. Bazı insanlar kendi bedenlerinde ve zihinlerinde acı bir şekilde poetik bir kabusa dönmüşlerdir ve poetika onlar için bir ihtiyaçtan çok yaşam rehberi gibi bir şeydir.

Biliyorum ki psikiyatristler yakaladıklarında benim gibi bazı bilimkurgu hastalarını iyileştirmeye çalışırlar. Ne yazık ki onların bu hastalığa bakış açısı “gerçeklikle bağlantının kopukluğu” fikrinden öteye gitmez. Acı olan hiçbir psikiyatristle gerçekliğin yapısı hakkında tartışmaya giremeyecek olmanızdır. Çünkü sonuçta psikiyatristler doktordurlar ve tüm eğitimlerini kadavralar üzerinde çalışarak tamamlamışlardır.

Nilg.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: